Bu dünyadan bir Ota Benga geçti..!(2)

Evet çok değil bundan 55 yıl öncesine kadar Belçika, Hollanda, İspanya, Macaristan, Almanya, İsveç, İtalya, ABD’de, birçok şehirde 1870’lerden 1960’lara kadar Afrika’dan getirilen insanlar araştırmacılar tarafından kobay olarak kullanılıyor ve etrafı dikenli tellerle çevrili hayvanat bahçelerinde teşhir ediliyorlardı. Çünkü onlar ‘insanlaşma aşamasını tamamlamamış maymunlardı.’

Avrupalıların böyle davranmalarının bir sebebi olmalı..!

Yaşam ve devlet felsefesini Darvinizm üzerine inşa eden batı kültüründen farklı bir yaklaşım bekleyemezsiniz. Yer yüzünde yaşanan bütün soykırım ve katliamların fikir babası Darvin’dir. Darvin‘in Avustralya’ya bilimsel çalışmalar yapmak için gittiği söylenmektedir.Oysa bu kocaman bir yalandan ibarettir. Aborijinlerin insan olup olmadıklarını tanımlamak için gelmişti. Beyin ve midesine bakıp, kafa tasını ölçüp karar veriyorlardı.Neticede insan olmadıkları insanlaşma aşamasını tamamlamamış maymunlar olduğu probagandasını tüm dünyaya aktararak ileride yapacakları katliamlara zemin hazırlamakla meşgüldü. Aborjinler üzerindeki çalışmaları sonucunda “İhtiyacınız kadar ve size zarar verdikleri ölçüde  öldürebilirsiniz.”kanaatine varıyordu Darvin….Aslında Darvin denen adam, bir teorinin arkasına saklanarak cinayet emri veren bir sömürgecidir ve Darvin adı Avustralya’da bir eyaletin de adıdır.

Konu bağlamından uzaklaşmadan bu hain,bu yüzsüz başta vahşi batılılar olmak üzere içimizdeki uzantılarına çok anlamlı gülücüklerle cevap veren birisinden bahsedeceğiz : Ota Benga ‘dan…

Evet bu dünyadan bir Ota Benga geçti…

İnsana yapılabilecek en ağır aşağılamalardan birisini yaşayan Ota Benga adeta bir hayvan gibi etrafı çitlerle çevrili bir bahçede evrimini tamamlayamamış insan kategorisinde sergilendi.

İşte onun acıklı hikayesi….

images

Birinci bölümde Kongo‘yu işgal eden Belçika Kralı II. Leopold‘un yerli halk üzerindeki vahşetlerini aktarmıştık. Ota Benga , Belçika Kongosu‘ndan yani bugünkü Demokratik Kongo Cumhuriyeti‘n den ABD‘ye getirilen bir Pigme‘dir.

PigmeAfrika‘da yaşayan kısa boylu insan…Pigmeler ,Orta Afrika‘nın ilk sakinlerinden biri olarak kabul edilirler.Boyları genelde 1.5 m‘ yi aşmaz.Bilim adamları bunun sebebinin Growt (büyüme) hormonunun az salgılanması sonucu meydana geldiğini söylemektedirler.

Buraya kadar her şey normal değil mi?

Peki anormal olan şey nedir?

Anlatalım…
Ota Benga,vahşi Kapitalist Darvinistlerin bilimsel aptallığın en faşizan dayatmalarından biri olarak teşhir edildi. “İnsana En Yakın Ara Geçiş Formu” olarak Hayvanat Bahçelerine konuldu. New York’taki Bronx Hayvanat Bahçesi‘nde birkaç şempanze, bir goril ve bir orangutan ile birlikte “İnsanın Eski Ataları” adı altında sergilendi. Hayvanla insan arası geçiş aşamasını bulma iddiasındaki Darvinistler  , Benga üzerinde çeşitli deneyler yaptılar.

Şimdi adım adım bizleri insanlığımızdan utandıran Ota Benga‘ya yapılan muameleri izleyelim.

Ota Benga, adı yerel dilde “dost” anlamına gelen Kongo‘da pigme bir toplulukta yaşayan bir yerliydi. Bir gün çıktığı avdan köyüne döndüğünde karısının ve 2 çocuğunun, kabilesinin çoğuyla birlikte öldürüldüğünü gördü.Bu vahşeti yapanlar Amerika‘dan ellerine sanki bir alışveriş listesi gibi tutuşturulmuş kağıtla gelmişlerdi. İstedikleri şunlardı:

1 adet pigme şefi, şefin eşi, 1 yetişkin erkek, 1 yetişkin kadın,1 evlenmemiş genç kadın, 2 çocuk, 1 kadın rahip, 1 erkek rahip (veya tıp doktoru), mümkünse yaşlı. Bu sayılanların hepsi pigme olacak. İşte bu listedeki yetişkin erkek Ota Benga oluyordu.
Ota Benga ve yanındakiler, 1904‘te götürüldükleri Amerika‘da önce insanat bahçesi şeklinde hazırlanan bir sergide tutsak edildiler.

images (1)

Ota Benga, arkadaş canlısı kişiliği ve sivri uçlu dişleriyle diğerlerinden ayrılıyordu. Bu özellikleriyle “arkadaş canlısı olmasına rağmen düşük seviyeli bir insan” olarak sunuldu.

Ziyaretçiler, Afrika’nın saf yamyamlarından biri diye lanse edilen Ota Benga’yı görmek için ziyaretçiler 25 sent, ekstradan bir de sivri dişlerini görmek için fazladan 5 sent para ödüyorlardı.
Bir insan daha ne kadar aşağılanabilir derken Amerikalılar onu 1906‘da Bronx Hayvanat Bahçesi‘nde maymun ve orangutanlarla aynı kafese attı.

Kafesinin önündeki tabelaya bir hayvanı tanıtır gibi şunlar yazılmıştı:
Afrika Pigmesi, “Ota Benga”

“Yaş: 23 Yıl
Boy: 1.49 metre
Ağırlık: 46 kg
Kasai Nehri, Kongo Özgür Devleti, Güney Orta Afrika’dan 
Dr. Samuel P. Verner tarafından getirildi. 
Eylül boyunca her öğleden sonra sergilenecektir.”

Ota Benga, burada maymunları kucaklayıp oynamaya ve orangutanlarla güreşmeye zorlanıyordu.
Kısa sürede ziyaretçi rekoru kıran hayvanat bahçesi yönetimi diğer taraftan insan hakları savunucularının artan baskılarına dayanamadı ve Ota Benga‘yı bir süre sonra serbest bıraktı.
Serbest kalınca İngilizce öğrenip bir tütün fabrikasında iş bulan Ota Benga fiziksel olarak serbest olsa da zihninden yaşadıklarını atamadı ve 1916‘da kalbine ateş ederek intihar etti.
Zulüm bu olaydan sonra da yıllarca devam etti. İkinci Dünya savaşından sonra Avrupa’da insanat bahçeleri azaldı. Kalan son insanat bahçesi de 1958 yılında Belçika’da kapandı.

Evet dünyanın en sıradan, en saf beklide en mutlu insanlarından biri olan Ota Benga bizlerin felaketine sebep olan Batı Medeniyeti hayranlarının körlüğü, sağırlığı altında intihar etmeyi öğrenip, 32 yaşında 2 çocuğunu ve o güzel gülüşünü geride bırakarak kalbine sıktığı bir kurşun  ile bu bozuk, vahşi ve insanlık dışı dünyadan kaçıp gitti…

Aşağılık Batılıların sapık düşüncesi hayvandan insan geçiş sürecinde bir kobay olarak kullandığı Ota Benga yıllarca maymun ve orangutanlarla birlikte yaşamak zorunda bırakıldı.

Ve Ota Benga,yaşadığı bu ağır travmaları üzerinden atamayarak “ Ben bir insanım…Ben bir insanım..I am a man…I am aman…” diyerek alçak şerefsiz batılıların yüzüne bir tokat gibi bağırarak intihar etti…

Bugün başta Türkler olmak üzere insanlığa düşmanlık besleyen ve bize yıllarca  “modern batı uygarlığı” olarak takdim edilen sözde medeniyetin arkasında,Kızılderililerin kanı, kara derililerin gözyaşı, sarı ırkın çalınan alın teri vardır. Bu gerçeği, Montaigne de, Jean Paul Sartre de daha vicdan sahibi birçok batılı düşünür itiraf eder.

İlhan NEZOR

Yorum bırakın