CHP’nin “Kadeş Vapuru Rezaleti..!”

Her seçim dönemine girdiğimizde siyasi arenada “ahlak” tartışması yaşanmaktadır. Dolayısıyla “ahlak ve namus” kavramları bu dönemde ,siyasi literatürde önemli salvolardan biridir.

Rakiplerin birbirlerini bu değerler üzerinden “sigaya çekmesi” belkide bizim demokrasimize has bir olgu.Oysa Türk Milletini tarih sahnesinde tutan en önemli harç hiç şüphesiz “ahlak” kavramı üzerinde ki ihtimamı olmuştur.

Başta aile olmak üzere bütün kurumsal kimliğini “ahlak” üzerine inşa eden bir toplum, neden rakiplerini bu kavram üzerinden vurmak istemektedir? Bunun tek bir sebebi olabilir ; Toplumsal karşılığı…

Biz de bu makalemizde “ahlak ve namus” kavramı üzerinden politik güç elde etmeye çalışanların mazisine bir dalış yapacak ve yakın siyasi tarihimize “utanç vesikası”olarak kaydedilen bir olayı hafızalarda tazeleyeceğiz.Amacımız kimseyi karalamak değil.Ancak yarası olanlar gocunması muhtemeldir…

CHP lideri Kemal Kılıçtaroğlu’nun “adalet ve namus”  kavramları ile başlattığı yürüyüşü hatırlayarak başlayalım.Daha sonra yine bu kavramlar üzerinden “adalet kurultayı” le devam edildi.

CHP‘nin “Adalet Kurultayı” Çanakkle Savaşları‘nın yaşandığı Ecaabat -Kocatepe‘de Kılıçtaroğlu‘nun  adalet yürüyüşünden bir buçuk ay sonra başladı.

Kurultayda konuşan Kılıçdaroğlu

” Çanakkale’yi geçilmez yapanların topraklarındayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ön sözünü yazdığı topraklardayız. Ve onlar, Çanakkale Savaşı’nı verenler, hep birlikte mücadele ettiler. Bu memleketin acıyla, kanla kurulduğunu Çanakkale bize hatırlatıyor…” 

Ne güzel cümleler değil mi?

Peki bu kurultay daha sonra nasıl devam etti?

CHP‘nin Çanakkale‘de gerçekleştirdiği dört günlük bu etkinlik büyük bir rezalete imza attı.

Çanakkale‘deki şehitlik alanında kamp kuran CHP‘liler, şehitlikte “içkili alem” yaparak büyük bir saygısızlığa imza attı. Çanakkale ruhunu ve Milletin değerlerini hiçe sayan CHP‘lilerin içkili alemi sabaha kadar sürdü. Rezalete herhangi bir CHP’li yöneticinin müdahale etmemesi dikkatlerden kaçmadı.250 bin şehidimizin huzurunda adalet arayan CHP teşkilatı bu ahlaksızlıklarını videoya çekip sosyal medyada yayınladı.

640x360_d86c2519-ea02-4e85-889c-1c2345fdfa6a

 

Bu olayı kendini bilmez bir kaç serserinin fevri davranışı olarak belki kabullenebiliriz.Peki ya CHP’nin kurumsal kimliğinin Çanakkale ve Şehitliğe olan bakışı nasıldır?

İşte yukarıda yaşanan olay hemen akabinde bu soruyu gündeme getirdi ve  CHP’nin 1962’de yaşattığı rezaleti geldi akıllara.

Demek ki ortada Kemalistlerin hatırlamak istemediği Embriyolojik bir sorun var.

27 Mayıs İhtilalinden sonra darbeciler ile CHP gençlik örgütleri 18 Mart’ta bir Çanakkale gezisi düzenliyorlar. Bu utanç verici olayı tüm çıplaklığı ile araştırmacı yazar Mustafa Armağan‘ın kaleminden aktaralım:

18 Mart 1962’de tarihe “Kadeş rezaleti” diye geçen, gençliği Çanakkale’yle buluşturma gezisi düzenlenmişti. Kadeş adlı vapura doldurulan kızlı erkekli bin kadar genç, sözüm ona çağdaş gençlik dernekleri tarafından özel olarak seçilmişti. İşin tuhafı, gemiye yalnız genç kızlar ve erkekler değil, aşırı miktarda içki de doldurulmuştu.
Düşünün, Çanakkale şehitlerini ziyarete gidiyorsunuz, anneleri babaları yanlarında olmayan bir gemi dolusu genç ve kasalarla içki alarak yola çıkıyorsunuz. Niyet ne? Faşing mi?
Yolculuk beklenebileceği gibi tam bir rezaletle sonuçlandı. Sarhoş olup gece boyu dans eden, yerlerde sızan, olmadık cinsel rezaletlere imza atan bu seçkin gençliğin Çanakkale’ye çıktığında ayık gezebildiğini sanıyorsanız aldanıyorsunuz.
Cümbür cemaat lokantalara dalmışlar, içkiler, naralar gırla devam etmiş ve bin kişi içinden şehitliklere gidecek topu topu 40-50 genç ancak bulunabilmişti.Bir süre kamuoyundan saklanmaya çalışılan, ancak bir gazetecinin ifşasıyla deşifre edilen bu rezaletin perde arkası, zamanın gazetelerinde günlerce yazılıp çizilmiş ve bir tanesini burada gördüğünüz ‘şok fotoğraflar’ basına malzeme olmuştu.
2021991
Kameralar gemide bulunanlara yönelince bir genç orada yaşadıklarını şöyle anlatmıştı (bazı ifadeleri sansürlemek zorunda kaldığımı belirteyim):
“Gemi hareket eder etmez gençler gruplar halinde içki içmeye başladılar. Erkeklerin özellikle kızları sarhoş etmeye çalıştıkları belli oluyordu. Sarhoş olan kızlar, bir süre dans ettikten sonra erkekler tarafından dışarı çıkarılıyor ve karanlık bir yerlere götürülüyor, daha sonra beraberce dönüyorlardı. İstisnasız bütün masalarda kumar oynanıyordu. Kaptan gelip kumar kağıtlarını toplamak istediyse de vermediler. Kendilerine karışmak isteyen birkaç görevliye, “Biz Atatürk’ün yolundayız, bize kimse karışamaz” diye karşılık veriyorlardı.
“Dağ Başını Duman Almış” marşı, sarhoş naralarına karışıyordu. Dönüşte de aynı rezalet devam etti. Hatta bir grup genç, kapının önüne masa ve sandalye yığmak suretiyle bir koridoru kapatıp lambaları söndürmüşler, içeride çılgınlar gibi eğleniyorlardı. Birkaç kişi içki komasına girmiş, üç genç kız bekaretini yitirmiş, evlerine ağlayarak dönmüşlerdi.”
Geziden önce 1 milyon 700 bin liraya özel olarak dayanıp döşetilen Kadeş vapurunun mahvolduğunu gören ‘öteki gençler’, CHP’nin 40 yılda gençliği ne hale getirdiğinin hesabını sormaya giriştiler. Çanakkale şehitlerinin ruhlarını şâd edecek gezilere katılanların sayısı, bu toprakların itilen, kakılan, ezilen, adam yerine konulmayan ama ataları için bir şey yapamadığı için vicdanı kanayan ‘öteki çocuklar’ tarafından milyonlara vardırıldı bugün. Ve “Kadeş rezaleti”ni icra edenleri değil, altyapısını hazırlayanları silip süpürenler onlardan başkası değil.Çanakkale kolay kazanılmamıştı. Ama ikinci Çanakkale zaferi de kolay kazanılmadı.
KAYNAK: –05 Ağustos 2007 tarihinde Mustafa Armağan/ Zaman gazetesi
Evet hadise bundan ibaret..!
Yaklaşmakta olan Başkanlık seçimleri öncesi Adalet ve namus üzerinden rakiplerini sigaya çekmek isteyen CHP‘nin geçmişi bu kirli hadiselerle doludur.
Yorumu okuyucularımıza bırakıyorum…
Aşağıdaki link umarım her şeyi anlatmaya yetecektir.
Kalın sağlıcakla
ilhan Nezor

Yorum bırakın