
Nedense ülkemizde İngilizlerin Müslümanlık hikayeleri pek samimi bulunmaz.Geçmişte yaşanan Lavrens örneği hep temkinli yaklaşmamıza sebep olmuştur.Doksanlı yıllarda bir süikaste kurban giden Kraliyet ailesinin Lady Diana‘sı için de müslüman oldu denilmiş ve bunu sindiremeyen İngiliz derin devletinin onu ortadan kaldırdığı da söylenmişti.Kalpleri ve imandaki ölçüyü ancak Allah bilir.
Batı dünyasında bu ve benzeri vak’alara rastlamak mümkün.
Biz yine bir İngiliz‘den bahsedeceğiz.Bir çok insan uzun araştırmalar sonucu İslamla şereflenirken, bazıları da sadece bir cevap karşısında daha önce zihninde oluşan İslam algısını bir anda tersine çevirebiliyor…
Kahramanımız İngiltere‘nin en etkili düşünürü Timothy J. Winter..
Gelin isterseniz İslamla tanışmadan önce koyu bir Ateist olan Winter‘in müslüman olma hikayesi ile başlayalım.
Akademisyen olan Winter,Üniversitedeki çalışma ofisinde dinlenirken bir yandan da radyo dinlemektedir.İngiltere‘de yaşayan fakir Somali‘li bir kadın yardım almak için radyo istasyonunu arar.Dinlediklerinin etkisinde kalan ateist Winter bu müslüman kadınla dalga geçmeye karar verir.Kadının isim ve adresini aldıktan sonra sekreterini çağırır ve ona büyük miktarda gıda ve yardım malzemeleri ile birlikte bir miktar da parayı götürmesini ister.
Sekreterine : “Eğer kadın bu yardımların kimden geldiğini sorarsa, ona Şeytan gönderdi dersin” diye de tembih eder.
Sekreter yardım malzemeleri ve para ile birlikte verilen adrese gider.Verilen adrese geldiğinde Somali‘li fakir kadın büyük bir sevinçle malzemeleri alır.
Sekreter ona “Bunları kimin gönderdiğini bilmek istemiyor musun?” diye sorar.
Fatıma isimli okur yazar olamayan bu kadın ona malzemeleri gönderen ateist İngiliz düşünürü Dr.Timodhy Winter‘in müslüman olup adını Abdülhakim Murad olarak değiştirecek şu düşündürücü cevabı verir :
“Hayır kim olduğu ile ilgilenmiyorum..Çünkü Allah bir şeyin olmasını istediğinde Şeytanlar bile ona itaat eder.”
Hiç tanımadığı ve dalga geçmek istediği bir insandan gelen bu cevap karşısında Winter, Şeytan‘ı ve Tanrı’yı yeniden sorgulamaya başlar.
Uzun bir araştırma dönemine girmiştir artık… İslami düşünce disiplininde, hem de Doğu’nun modern akademik yöntemlerinde eşit derecede uzmanlığa sahip birkaç çağdaş Müslüman şahsiyetten birisidir . Cambridge Üniversitesi‘nde Arapça eğitimini 1983’te tamamlar, daha sonra Kahire El-Ezher Üniversitesi‘nde İslami ilimlerle ilgili daha derin araştırmalar yapmış, Mısır ve Cidde‘de geleneksel İslam ilimleriyle ilgili dersler alır. Londra Üniversitesi’nde Türkçe ve Farsça üzerine çalışmalar yapan Winter, doktorasını da Oxford Üniversitesi‘nde “Osmanlı İmparatorluğu’nda dinsel yaşam” konusu üzerine yapar
Basit bir cevap karşısında İslamla şereflenen Winter daha sonra Abdul Hakim Muradadını alır.Artık tüm çalışmaları İslam üzerinedir.Müslüman-Hıristiyan ilişkileri, İslam ahlakı, aşırılığa karşı geleneksel Müslümanların verdiği cevap, Britanya Müslüman mirası ve Osmanlı Türkiye’si gibi konularda çalışmalar yapar,eserler yayınlar.
Halen Cambridge Üniversitesi’nde İslam çalışmaları alanında okutmanlık yapmaktadır.
Sonuç olarak ; Allah hidayeti dilediğine değil isteyene verir…
İlhan Nezor
